KAMUOYUNA SAYGIYLA
İzmir’de gerçekleştirilen bir hastane açılışında iş insanı Rahmi Koç tarafından anlatılan ve kamuoyunda büyük tepki çeken ifadeler; yalnızca etnik hassasiyetler açısından değil, kadınlara ve sağlık çalışanlarına yönelik kullanılan yaklaşım nedeniyle de ciddi bir toplumsal rahatsızlık oluşturmuştur.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından konu hakkında “halkın bir kesimini alenen aşağılama” iddiasıyla resen soruşturma başlatılması, olayın toplumsal boyutunun ne denli önemli olduğunu göstermektedir.
Hiçbir etnik kimlik, hiçbir kadın ve hiçbir sağlık çalışanı; mizah adı altında küçümsenmeyi, aşağılanmayı, hedef gösterilmeyi veya incitilmeyi hak etmez.
Özellikle sağlık çalışanları; yıllardır büyük fedakârlıklarla toplum sağlığı için mücadele veren, saygıyı hak eden meslek gruplarının başında gelmektedir. Aynı şekilde kadınları değersizleştiren veya toplum önünde küçük düşüren söylemler de; toplumsal psikoloji açısından son derece zarar verici sonuçlar doğurabilmektedir.
Toplum üzerinde etkisi bulunan kişilerin kullandığı dil; yalnızca bireysel bir ifade değil, aynı zamanda milyonlarca insanın düşünce iklimini etkileyebilecek güçlü bir sosyal etkidir. Bu nedenle kullanılan her ifade; toplumsal barışı, saygıyı ve birlikte yaşama kültürünü koruyacak hassasiyetle değerlendirilmelidir.
Bir akademisyen ve klinik psikolog olarak; kadınları, sağlık çalışanlarını veya herhangi bir toplumsal kimliği hedef alan, ötekileştirici ve kırıcı söylemlerin karşısında olduğumu ifade ediyor, toplum vicdanında rahatsızlık oluşturan bu yaklaşımı kınıyorum.
Türkiye’nin ihtiyacı; ayrıştıran ve inciten bir dil değil, insan onurunu önceleyen, saygıyı büyüten ve toplumsal birlik duygusunu güçlendiren bir iletişim anlayışıdır.
Saygılarımla
Prof. Dr. Kürşat Şahin YILDIRIMER
Akademisyen • Klinik Psikolog