Dışişleri Bakanı Hakan Fidan; İran ile ABD arasında gerçekleşen ateşkesi Ankara'da değerlendirirken ilginç bir ifade kullandı.
“İsrail ve sabotajlarına dikkat edilmeli, dünya İsrail'in sabotajlarına ses çıkarmadı” dedi.
“Ateşkesin yapıldığı andan itibaren İsrail, Lübnan'a daha önce olmadığı kadar yoğun bir hava saldırısı icra etti” dedi.
Ve ateşkesin Lübnan'ı da kapsaması gerektiğini ifade etti.
Şimdi bu söz üzerine biraz düşünmek gerekmiyor mu?
İsrail başından beri süreci sabote etmek için her türlü sinsi planı uyguladı.
Peki herkesin bildiğini niye “bilmiyormuş” gibi davranılıyor?
İsrail “ben süreci sabote etmiyorum, ateşkes konusunda provokasyon yapmıyorum” demediğine göre, bu noktada şunu sormak gerekmiyor mu?
Dünya barışını tehlikeye atan bu yapıya daha ne kadar göz yumulacak?
7 Nisan’ı 8 Nisan’a bağlayan gece Donald Trump “medeniyetini yok edeceğim!” dediği İran’a en sert saldırıya hazırlanırken, Pakistan ve Türkiye’nin girişimleri ile bir anda süreç tersine dönüyor ve 15 günlük bir ateşkes sağlanıyor.
+bu yoğun diplomasi gecesinin hemen öncesinde,
+içeride kimsenin olmadığını bilmelerine rağmen
+teröristler neden İstanbul’da İsrail Konsolosluğu’na saldırı gerçekleştirmeye çalıştı?
Özel olarak seçilen uyuşturucu müptelaları neden gizli servis eğitiminden geçirilerek İstanbul’un göbeğinde eyleme gönderildi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu konuyu “zaman ayarlı bir terör eylemi” olarak tanımlaması da meseleyi daha iyi anlamamıza yardımcı olacak.
ABD’nin saldırısına dakikalar kala Başkan Donald Trump ateşkesi 15 gün daha uzattığını açıkladı.
Ne hikmetse birkaç dakika arayla garip hadiseler yaşanmaya başlıyor.
+Nereden ateşlendiği belli olmayan bazı füzeler Tel Aviv semalarında görünüyor.
+İsrail Demir Kubbe’yi devreye alıyor ve füzeler canlı yayında düşürülüyor.
+Tam da Trump’ın açıklamasından 10 dakika sonra oluyor her şey.
Buna ne diyelim şimdi, nasıl yorum yapalım?
Birileri “İran’a güvenme!” dayatması yapıyor olmasın?
Trump daha önceki sert, irite edici söylemlerinden uzak bir şekilde,
+Hatta açıklamasında “barış” ifadesini kullanıyor.
+İran’ın 10 maddelik teklifine sıcak baktıklarını ifade eden oldukça kırımlı bir dil kullanıyor.
Trump’tan yalnızca 15-16 dakika sonra İran Ulusal Güvenlik Konseyi’nden zehir zemberek bir açıklama geliyor.
+Trump’a ağır ifadeler kullanılıyor. Hadi açıkça yazayım: “Aptal Trump” ifadesini kullanıyorlar.
+“Bütün şartlarımızı kabul etti” deniliyor.
+“Hiçbir şeyden vazgeçmeyeceğiz” deniliyor.
+ABD’nin vurulan üsleri tek tek sayılıyor.
Bu açıklamanın ateşkes ortamına ne faydası oldu?
Neyse ki dakikalar sonra İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi daha diplomatik bir açıklama yaptı.
Yoksa geçen gece, planlanmış bir senaryonun sahneye konduğu bir zaman dilimi miydi?
Cevabı herkes biliyor ama kimse yüksek sesle söylemiyor.