EKONOMİ Borsa güne yükselişle başladı
Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, güne yüzde 0,12 yükselişle 12.389,72 puandan başladı.
İş hayatında işçi ve işveren açısından önemli haklardan biri olan haklı nedenle fesihte süre detayı gündeme geldi. SGK Başuzmanı İsa Karakaş, haklı bir nedenin ortaya çıkmasının tek başına yeterli olmadığını, fesih hakkının kanunda belirtilen süreler içerisinde kullanılması gerektiğini belirtti.
Karakaş, Türkiye Gazetesi'ndeki yazısında özellikle 6 iş günü ve 1 yıllık süreye dikkat çekerek, bu sürelerin geçirilmesi halinde haklı fesih imkanının kaybedilebileceğini aktardı.
İşçinin haklı nedenle iş sözleşmesini feshetmesi durumunda, gerekli kıdem şartlarını taşıması halinde kıdem tazminatı alma hakkı doğabiliyor. İşveren açısından ise ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışlarda bulunan çalışanın iş sözleşmesinin haklı nedenle sona erdirilmesi halinde tazminat yükümlülüğü farklılık gösterebiliyor.
Haklı nedenle fesihte ihbar süresinin beklenmesi gerekmiyor. Ancak fesih hakkının kullanılabilmesi için kanunda öngörülen sürelere uyulması gerekiyor.
İsa Karakaş'ın aktardığına göre, haklı nedenle fesihte ilk kritik süre 6 iş günü. Süre, olayın öğrenildiği gün değil, bu günü takip eden ilk iş gününden itibaren hesaplanıyor. Öğrenilen gün hesaba dahil edilmiyor. Takip eden ilk iş günü birinci gün kabul edilirken altıncı iş gününün mesai bitimi, fesih hakkının kullanılması açısından son sınır olarak değerlendiriliyor.
Pazar günleri ve resmi tatiller ise bu hesaplamada iş günü olarak kabul edilmiyor.
Haklı fesihte ikinci önemli süre ise 1 yıl olarak belirtiliyor. Olayın gerçekleştiği tarihten itibaren bir yıl geçmesiyle fesih hakkının kullanılması mümkün olmayabiliyor.
Karakaş, 6 iş günü ile 1 yıllık sürenin birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Sürelerden birinin geçirilmesi halinde haklı nedenle fesih iddiasının geçerliliği açısından sorun yaşanabileceğini belirtti.
Tüzel kişiler açısından 6 iş günlük sürenin hesaplanmasında, olayın şirket içerisinde feshe yetkili makam tarafından öğrenilmesi önem taşıyor. Olayın faili ilk aşamada bilinmiyorsa sürenin hesabında failin kimliğinin tespit edildiği tarih dikkate alınıyor.
Fesih hakkının kanunda öngörülen süre içerisinde kullanılmaması halinde, haklı bir neden bulunsa dahi fesih haksız hale gelebiliyor. Bu durumda taraf açısından ihbar tazminatı başta olmak üzere çeşitli hukuki sonuçlar ortaya çıkabiliyor.
İşveren açısından ise şartlara göre kıdem tazminatı ödeme yükümlülüğü de gündeme gelebiliyor.
Karakaş, haklı nedenle fesih hakkının kullanılmasında yalnızca olayın niteliğinin değil, sürenin de kritik olduğunu vurguladı. İşçi ve işverenlerin fesih gerektiren bir durumla karşılaştığında olayın öğrenildiği tarihi ve yasal süreleri dikkatle hesaplaması gerektiğini belirtti.
KAYNAK : Türkiyegazetesi.com.tr