Mustafa Destici, Abdullah Gül ile görüşmesini anlattı


BBP Genel Başkanı Destici, 2011'de Abdullah Gül ile yaptığı görüşmeyi anlattı. Destici, Gül'ün kendisine "Yani bu helikopteri uçaklar düşürdü ama bilerek mi düşürdü yoksa kazaen mi düşürdü, arkadaşlar bunu araştırıyor" dediğini açıkladı.

Güncelleme: 04-10-2026 21:06:00 Tarih: 04-10-2026 13:06

Mustafa Destici, Abdullah Gül ile görüşmesini anlattı

İstanbul'da sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar derinleşiyor. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 20 şüpheli daha tutuklanırken, toplam tutuklu sayısı 85'e yükseldi. Başsavcılık tarafından 46 tüzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişi olmak üzere toplam 106 kişi ve kuruluş için malvarlığı tedbiri uygulanması talep edildi. Sürece dair Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Kimsenin hakkını kimseye yedirmeden adalet ve hakkaniyet zemininde sorunun süratle çözülmesi için çalışıyoruz." demişti.

Konunun yankıları sürerken, Kanal 7 Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Acet'in sunduğu Başkent Kulisi programına konuk olan Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, borsa ve fon vurgununa dair kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.

"500 BİNE YAKIN KİŞİ MAĞDURİYET YAŞADI"

Hiçbirimizin kabul edemeyeceği bir süreçle karşı karşıya olunduğunu belirten Mustafa Destici, "Yani burada yüz binlerce yatırımcının, ki bunların büyük bir çoğunluğu küçük yatırımcı, bunların bir hevesle, bir ümitle borsaya paralarını yatırmışlar. 'Acaba oradan bir kazanç elde ederiz de bir ihtiyacımızı giderebilir miyiz, bir ekonomik problemimizi çözebilir miyiz?' diye. Ve bunların, işte 500 bine yakın kişi burada mağduriyet yaşadı. Yani kiminin 10 bin liradır, kiminin 100 bin liradır, kiminin milyondur, kiminin 10 milyondur." dedi.

Mehmet Acet'in mağdurların yüzde 80'inin 1 milyon liranın altında yatırımı olduğuna dikkat çekmesi üzerine Destici, "Tabii. İşte çoğu öyle zaten, dar gelirliler. İnsanlar çıkış arıyor. Yani bir aylık birikintisi varsa onu borsaya yatırıyor ki, 'Oradan bir gelir elde edersem onunla kiramı öderim, elektrik faturamı öderim, çocuğun okul taksitini öderim' gibi ya da temel ihtiyaçları karşılarım. Bir kere yani böyle bir vurgun var. Bir çıkar grupları oluşturulmuş, fon şirketleri kurulmuş. Belki kurulurken dahi bunlar hesaba katılarak kurulmuş olabilir." ifadelerini kullandı.

"GÖZ YUMULDUYSA NEYİN KARŞILIĞI OLMUŞ?"

Adalet Bakanı Gürlek'in şeffaflığına vurgu yapan Destici, faili meçhul cinayetler, fon konusu ve futbolla ilgili soruşturmalarda kamuoyunun anında bilgilendirildiğini hatırlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı ve Meclis açılışındaki net mesajlarına değinen Destici, "Yani bir kere kim bu vurgunun içinde olmuşsa, 'Hem yolumuzu ayırırız' dedi hem de hukuk yönünde hesabını verir, parayı da alırız, yanlarına bırakmayız dedi. Çok net mesajlar verdi." diye konuştu.

İncelemelerine göre fonlar ve borsaya açılmış belli şirketler üzerinden iki ayrı vurgun yapıldığını anlatan Destici çarpıcı açıklamalarda bulunarak, "En önemli soru ve herkesin şeffaf bir şekilde cevabını merak ettiği, sorumlulardan... Sorumlusu kim bu işin? Diyelim SPK, kim bu işin sorumlusu, Borsa İstanbul gibi ya da KKM. Bütün bunlardan milletimizin istediği ya da Hazine Maliye'de sorumlu olanlar... Buradan beklenen şu: Yani bazılarında birkaç yıllık bir süreç var, bazılarında en az 5-6 aylık bir süreç var. Nasıl bir sistem ki bu vurgun görülememiş?" dedi.

Acet'in müdahale edilmeme ihtimalini sorması üzerine Destici, "İşte bak, eğer görülemediyse burada bir görev ihmali var, bir sorumsuzluk var. Bu da tabii ki mutlaka bunun da bir karşılığı olacaktır. Ama hele bir de görülüp de buna müsaade edildiyse, göz yumulduysa ya da bu göz yumulma neyin karşılığı olmuş? Bunların hepsinin ben ortaya çıkarılacağına inanıyorum." ifadelerini kullandı.

"YURT DIŞINA ÇIKARILAN PARALARI GERİ GETİRMEK MÜMKÜN DEĞİL"

Soruşturmanın ayrım gözetilmeksizin yürütüldüğünü belirten Destici, haksız kazançların nasıl geri alınacağı konusuna değindi. Türkiye'de kalan ve gayrimenkule çevrilen paraların TMSF'ye devredilen 5 fon şirketi örneğinde olduğu gibi kolayca alınabildiğini belirten Destici, "Lakin burada yurt dışına çıkarılan paralar var. Yurt dışında özellikle İsviçre bankaları gibi, off-shore'daki bankalara paralar yatırıldığında o paraları geri getirmek mümkün değil. Yani yatıranlar bile istediği zaman bu paraları çekemezler. İşte Kaddafi'nin 10 milyarlarca doları vardı; verdiler mi Libya'ya o paraları ya da kendisine verdiler mi? Ya da başka devlet başkanlarına?" dedi.

Yurt dışındaki hesapların işleyişini araştırdıklarını anlatan Destici, "Oraya para yatıranlar parayı istediği zaman çekemiyor, bir yere aktaramıyor. Ancak 'Ben ev alacağım' diyor, evin parasını gönderiyor ya da 'Aylık şu kadar giderim var' diyor, onun parasını gönderiyor. Dolayısıyla o paraların buraya geri gelmesi çok mümkün gibi gözükmüyor." diye konuştu.

"ZARARLAR BEYTÜLMALDAN DEĞİL BORSA İSTANBUL FONUNDAN ÖDENSİN"

Fahiş kâr elde edenlerden vurgun yaptıkları paranın, hatta yasalara göre iki katının alınacağını belirten Destici, bu kaynağın yetersiz kalması durumunda ne yapılacağına dair partisinin önerisini sundu. Zararların tazmin edilmesi gerektiğine dikkat çeken Destici, "Bizim orada da önerimiz Büyük Birlik Partisi olarak: Borsa İstanbul'un böyle bir fonu varsa o fondan ödenmesi, yoksa da böyle bir fon oluşturularak zararların tazmin edilmesi. Yoksa beytülmaldan ya da vergilerden oluşturulmuş gelirlerden ödenmesini şahsen ben de hakkaniyetli bulmuyorum." dedi.

Borsadaki normal risk ile bu durumu birbirinden ayıran Destici, "Normal seyrinde düşse çıksa borsa, dersin ki bunu göze alarak girmiş, zararına katlansın. Hani söylerler ya balık örneği: Balık oltayı görürmüş ama ucundaki yeme gidermiş. Öyle diyebilirsin ama burada öyle bir şey yok. Burada bir vurgun var. Bazılarında spekülasyon var, o küçük dediğim... Ama fonlarda tamamen bir manipülasyon var. Onun için burada gerekirse yeni bir yasal düzenlemeyle Borsa İstanbul bünyesinde bir fon kurarak bunu karşılaması lazım. Bir de şu var: Eğer bu süreç mevzuat boşluklarından oluşmuşsa, yeni bir yasayla hızlı bir şekilde düzenlenmeli ve bu boşluklar ortadan kaldırılmalı." ifadelerini kullandı.

"20 MİLYAR DOLAR GİBİ BİR RAKAMDAN BAHSEDİYORUZ"

Kötü niyetli kişilerin her dönem var olabileceğini tarihi bir örnekle açıklayan Destici, İznik'teki Roma dönemi kolezyum inşaatında yaşanan yolsuzluğu ve dönemin valisinin sürgün edilip altındakilerin idam edildiğini anlattı. İnsanın olduğu her yerde bu tür olayların yaşanabileceğini, önemli olanın eğitim, ahlak ve inanç olduğunu belirten Destici, sistemsel sorunlara işaret ederek, "Bu niye Almanya'da olmuyor da Amerika'da olmuyor da bizde oluyor? Kurumsal, sistemsel bir problem var. Ya sistemde açıklar var ya da yapanlar bunun yanına kâr kalacağını düşünüyor." dedi.

Geçmişte de borsada spekülasyon ve manipülasyon operasyonları yapıldığını hatırlatan Destici, "Yapılıyor zaten operasyonlar, tutuklananlar oluyor. Ama bu sefer hacim çok büyük. 20 milyar dolar gibi bir rakamdan bahsediyoruz. Bu ne demektir? Aşağı yukarı 1 trilyonluk bir rakam. Bizim şu andaki 2026 bütçe gelirlerimiz 16 trilyon; bunun 16'da birinden bahsediyoruz, çok büyük bir rakam." dedi.

MUHSİN YAZICIOĞLU SORUŞTURMASI

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Büyük Birlik Partisi Kurucu Genel Başkanı merhum Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin hayatını kaybettiği helikopterin düşmesine ilişkin yürütülen soruşturma derinleşiyor. FETÖ faaliyetleri kapsamında tasarlayarak kasten adam öldürme suçuna iştirak ettikleri ve maddi gerçeğin ortaya çıkmasını engellemek adına muhtelif suçlar işledikleri tespit edilen 47 şüpheliden 36'sı tutuklanırken, toplam tutuklu sayısı 55'e yükseldi. Yaşanan bu sıcak gelişmelerin ardından Destici, sürece dair açıklamalarda bulundu.

"HELİKOPTER DÜŞMÜŞ DİYOR AMA İKİ GÜN ULAŞILAMIYOR"

Şehit liderleri Muhsin Yazıcıoğlu ile birlikte şehadete yürüyen Erhan Üstündağ, Yüksel Yancı, Murat Çetinkaya, İsmail Güneş ve pilotu rahmetle anarak sözlerine başlayan Destici, olayın yaşandığı 25 Mart 2009 tarihinden itibaren hukuki takibatı başlattıklarını belirtti. Ortaya çıkan şüpheler nedeniyle yaşananlara kaza diyemediklerini vurgulayan Destici, "Helikopter düştü, iki günden fazla bir süre ulaşılamadı. Ben o gün akşam Başbakanlık Kriz Merkezi'ne gittim. Bize o zaman söylenen; işte yer tespit edildi, 300 metre kaldı, 500 metre kaldı, işte hemen ulaşıyoruz falan. Ama arkası gelmedi." dedi.

Bölgedeki görgü tanıklarının ifadelerine dikkat çeken Destici, bir kız çocuğunun kırmızı renkli helikopteri kavakları sıyırarak geçerken gördüğünü ve düştüğü yönü jandarmaya ihbar ettiğini anlattı. İhbarı alan kişilerin şu an tutuklananlar arasında olduğunu belirten Destici, "Karşı telefondaki kişi belli ya da ona bu bilgiyi veren bir asker var; 'Komutanım ihbar var, helikopter düşmüş' diyor. Ama ne hikmetse iki günden fazla bir süre, 47-48 saat sonra helikopterin enkazına ulaşılıyor. Ulaşanlar da köylüler." ifadelerini kullandı.

İkinci operasyon dalgasında ortaya çıkan bir ses kaydına da değinen Destici, Jandarma İl Komutanı ile sahadaki bir görevli arasındaki görüşmede, Genelkurmay'dan gelen yanlış koordinatların kasten aratıldığının anlaşıldığını dile getirdi.

"BÜTÜN RADARLAR KARARIYOR"

Olay saatinde bölgedeki askeri radar istasyonlarının karartıldığını ve görüntü alınamadığını ifade eden Destici, hava hareketliliğine dair çarpıcı detaylar paylaştı. Sivas'tan kalktığı andan itibaren helikopterin takip edildiğini anlatan Destici, "Merzifon'dan ve Malatya'dan kalkan iki, hatta üç savaş uçağı takip ediyor helikopteri. Devlet Denetleme Kurulu raporunda da var; önce Hava Kuvvetleri 'Orada uçuş yok' diyor. Fakat daha sonra orada uçuş olduğu ortaya çıktı. Hava Kuvvetleri de sonraki yıllarda bunu gönderdi, revize etti o bilgiyi. İki ya da üç tane F-4, F-16 savaş uçaklarının uçtuğu bilgisi verildi." diye konuştu.

"BU HELİKOPTERİ UÇAKLAR DÜŞÜRDÜ"

Savaş uçaklarının helikopter üzerinde nasıl bir etki yarattığına dair dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile yaptıkları görüşmeyi detaylandıran Destici, şunları kaydetti:

"Biz 6 Aralık 2011'de aile fertlerinden birisinin de bulunduğu bir görüşmede, Abdullah Gül Cumhurbaşkanıydı, kendisiyle görüştüğümüzde kendisi bize; 'Yani bu helikopteri uçaklar düşürdü ama bilerek mi düşürdü yoksa kazaen mi düşürdü, arkadaşlar bunu araştırıyor' dedi."

Bu itiraf üzerine Gül'e bir öneride bulunduğunu aktaran Destici, "Efendim, bunu tespit etmenin yolu var. Muhabere Yönetim Merkezi varmış karargahta, 5 yıl bu uçuş bilgileri saklanıyor. Siz Cumhurbaşkanısınız, aynı zamanda Başkomutansınız. Bir gün orayı ziyaret amaçlı gidersiniz, Muhabere Yönetim Merkezi'ni görmek istediğinizi söylersiniz. Girersiniz, açın bakalım 25 Mart 2009'da ne olmuş dersiniz." dediğini aktardı.

KARBONMONOKSİT SIZINTISI VE HELİKOPTERİN DURUMU

Bilirkişi raporlarındaki çelişkilere ve karbonmonoksit şüphesine değinen Destici, helikopterin içine sızan gazın pilotu bayıltmış olabileceği ihtimali üzerinde durduklarını belirtti. Helikopterin kalitesiyle ilgili iddialara da yanıt veren Destici, "Helikopter evsaftaki helikopterler içinde kötü bir helikopter değil. Rahmetli Deniz Baykal bizi ziyarete geldiğinde araştırttığını, pilotun çok deneyimli olduğunu, helikopterin de iyi bir helikopter olduğunu söyledi. Hatta o helikopterle CHP'den Kemal Kılıçdaroğlu adayken İstanbul'da uçmuş." dedi.

Helikopterin kiralanma sürecini de anlatan Destici, Maraş teşkilatının Çağlayancerit mitingi için ısrarı üzerine internetten Acil Uçak şirketi sahibi Zafer Yeşilgül'e ulaşıldığını, pilot Kaya İstektepe'nin de kendisini arayarak tecrübesi konusunda güvence verdiğini dile getirdi.

"BİZİM TARLA SÜRÜLMÜŞ SÖZÜNÜ ÇARPITTILAR"

Olayın ardından Muhsin Yazıcıoğlu'nun Ergenekon'un gizli tanığı olduğu yönünde iddialar ortaya atıldığını hatırlatan Destici, Yazıcıoğlu'nun mert ve cesur bir lider olduğunu, asla gizli tanık olmayacağını vurguladı. FETÖ unsurlarının Yazıcıoğlu'nun sözlerini bağlamından kopardığına dikkat çeken Destici, "FETÖ unsurları Muhsin Başkanın vefatından sonra 'Bizim tarla sürülmüş' sözünü çarpıtarak kullanmaya başladılar. Halbuki o sözün aslı şudur: 2007'de bağımsız milletvekili seçilip partiye döndüğünde kadroların büyük kısmı ayrılmıştı. Sıhhiye'deki genel merkezde partililere hitaben; 'Biz bugüne kadar katılımlarla partiyi büyütmeye çalıştık ama netice alamadık. Bundan sonra kendi ekibimle yürüyeceğim. Tarlayı kiminle sürersem hasadı da onunla kaldıracağım' demişti." ifadelerini kullandı.

BBP'nin siyasi çizgisine ve FETÖ ile mücadelesine de değinen Destici, 2014 ve 2020 kongrelerine kadar bu yapıyla büyük mücadele verdiklerini anlattı. 15 Temmuz darbe girişiminde sokakta olan ve darbeye karşı ilk açıklamayı yapan parti olduklarını belirten Destici, "2017 referandumunda 'Evet' deyip 2018'de Cumhur İttifakı'na dahil olduktan sonra cepheler netleşti. Ben Divan'ın en genç üyesiydim, rahmetli Alparslan Türkeş'in ve Muhsin Başkan'ın ocağında yetiştik. 1987'den şehadetine kadar Muhsin Başkan'ın yanından hiç ayrılmadım ve onun ilkelerine bağlı kalarak yolumuza devam ediyoruz." dedi.

"BİZİM BAĞLILIĞIMIZ TA O ZAMANDAN BAŞLADI VE ŞEHADETİNE KADAR SÜRDÜ"

Muhsin Yazıcıoğlu ile tanışıklığının çok eskilere dayandığını anlatan BBP Lideri Destici, "Ankara İmam Hatip'teyken, biz yine teşkilattaydık orada. Şeker Öğrenci Yurdu vardı. Tabii şimdiki Gazi Kız Yurdu. Yurtlar da bölündüğü için Şeker de bizim Ülkücülerin kontrolündeydi ve biz oraya seminerlere giderdik. Rahmetli Bahattin Ergezer, bizim felsefe hocamız, Ülkü-Köy Genel Başkanıydı, Allah mekânını cennet etsin, Ocak Yayınları'nı da çıkarıyordu. O bizi seminere götürürdü. Başka hocalarımız da vardı; Ayvaz Gökdemir de benim hocam oldu daha sonra. Orada Muhsin Başkan da Ocak Genel Başkanlığını bırakmış ve eğitimciydi, Gençlik Müşaviriydi rahmetli Başbuğ'un, Alparslan Türkeş'in. Oraya seminere gelmişti; ben ta 14 yaşında onun elini sıktım, 14 yaşında tanıştım. Yani bizim bağlılığımız ta o zamandan başladı ve şehadetine kadar sürdü." dedi.

"BİRİSİNİ ŞÜPHELİ YAPARAK ONUN ÜZERİNDEN 100 KİŞİYİ DİNLEDİLER"

Yazıcıoğlu'nun hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin yürütülen soruşturmalarda geçmişte yaşanan manipülasyonlara dikkat çeken  Destici, "Özellikle hükümetle cemaat ya da FETÖ ayrıştıktan sonra şunu gördüm; burada bu meseleyi özellikle istismar ettiler. Önce Ergenekon diyerek istismar ettiler, kime vurmak istiyorlarsa ona yönlendirdiler. Daha sonra iktidara... Bazı mahrem şeyler var; dolayısıyla da Muhsin Başkan'ın en yakınlarını şüpheli yaptılar. Bazılarını şüpheli yapmaya çalıştılar. Biz karşı durmasak, müdahale etmesek o dönem işte Cumhurbaşkanımız, Başbakan, MİT Başkanını, işte bazı devlet kurumlarını, bakanları bilmem neyi, hepsini şüpheli yapmaya çalıştılar." diye konuştu.

Malatya Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı dönemine değinen Destici, "Yani bir suikast olmasa bile bir suikast birilerine yıkmak için bunu istismar ettiler. Suistimalin ötesinde istismar ettiler. Birisini şüpheli yaparak onun üzerinden 100 kişiyi dinlediler. 100 kişiyi dinlediler! Yani başka şeylerde kullandılar. Bu çok açık, bu dosyada var. Yani niye bu kadar çok kişi tutuklu? Bu kadar çok kişinin tutuklu olmasının bir sebebi bu." ifadelerini kullandı.

"SORUŞTURMA TASARLAYARAK ÖLÜME SEBEBİYET VERMEK BAŞLIĞIYLA YÜRÜTÜLÜYOR"

Muhsin Yazıcıoğlu soruşturması kapsamında iki dalga operasyon yapıldığını hatırlatan Destici, tutuklananların profili ve eylemleri hakkında çarpıcı açıklamalarda bulunarak, "Birincisi, işte en kuvvetli şüphelerden bir tanesi uçakların düştüğüne yönelik; işte o gün o uçakları kullanan pilotlar ve onların ana kumandadaki şeyler var, askerler var, görevliler var. Bu tutuklananların neredeyse tamamına yakını, istisnalar dışındakilerin tamamı ya direkt FETÖ'cü, işte ByLock'ta çıkmış ya da bir kısmı hapiste zaten, bir kısmı yurt dışında. Bir de daha bu tutuklananların aslında sayı 65-70 olurdu; bir kısmı içeride, yani 8-10 tanesi içeride, bir 8-10 tanesi de kaçak. Bir de tabii iki kaza kırım heyeti var: Bir sivil 3 kişilik, bir de 9 kişilik askeri kaza kırım heyeti var. Bunlar tutuklu; çünkü orada helikopterin üzerindeki cihazların sökülme hadisesi var." dedi.

İkinci dalga operasyonların detaylarını da paylaşan Destici, "İkinci dalgada arama kurtarmayı sakata getirenler, sessiz kalanlar, göz yumanlar, yanlış yerde arattıranlar... Bir de bu Adli Tıp Kurumu, işte bu karbonmonoksitle ilgili farklı tarihlerde farklı rapor verenler... Bir de işte işi mecrasından çıkarıp da tamamen FETÖ ile iltisaklı olarak olayı gerçeğinden çıkarıp işte bir dönem Ergenekon'a, bir dönem hükümete, bir dönem başka bir yere çevirenler var." diye konuştu.

Helikopterin eski olduğu veya hava şartları nedeniyle düştüğü iddialarını kesin bir dille reddeden Destici, Devlet Denetleme Kurulu raporuna işaret ederek, "Aynı marka, sadece aralarında bir yaş var, biri diyelim 90 model, biri işte 89 model; ama tutulan daha büyük, motor hacmi daha yüksek. Ama öyle diyerek 'Kötüydü, hava da kötüydü, helikopter düştü, kaza; üstünü kapatın' diyorlar bize yani. Niye kapatalım? Bu kadar şüphe var, niye kapatalım?" ifadelerini kullandı.

CUMHUR İTTİFAKI 15 TEMMUZ DARBE GECESİ SOKAKTA KURULMUŞ BİR İTTİFAK

Programda siyasi gündeme ve Cumhur İttifakı'nın yapısına da değinen Destici, ittifakın temelinde memleket meselesi olduğunu vurguladı. İttifakın kuruluş felsefesine dikkat çeken Destici, "Cumhur İttifakı 15 Temmuz darbe gecesi sokakta kurulmuş bir ittifak. 2017 referandumu bu silahlı güçlere, yani askere işte el koyma işini kaldırdı ortadan, yani en önemlisi bu. İkincisi, istikrar meselesi; yani istikrarsızlığı ortadan kaldırıldı başkanlık sistemine geçerek. Devletin bekası, ülkenin bütünlüğü, milletin birliği, kardeşliği... Bu tehlike hâlâ devam ediyor mu? Bu tehlike hâlâ devam ediyor. Yani bu tehlike devam ettiği sürece biz bir ve beraber olmaya mecburuz." dedi.

Parti olarak Genişletilmiş İstişare Toplantısı yaptıklarını ve 168 sayfalık Türkiye'nin Birliği adıyla Temel İlkeler ve Hedefler başlığında bir vizyon belgesi hazırladıklarını belirten Destici, 13 başlıkta Türkiye'nin temel meselelerine çözüm önerileri sunduklarını ifade etti.

ÇAĞRI YAPTI: BU ÖZEL TÜKETİM VERGİSİ KALDIRILMALI

Cumhur İttifakı içinde yer almalarına rağmen gördükleri yanlışları dile getirmekten çekinmediklerini belirten Destici, geçtiğimiz hafta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile gerçekleştirdiği görüşmenin detaylarını ilk kez paylaştı. Ekonomideki toparlanma ihtiyacına ve vatandaşın sorunlarına dikkat çeken Destici, "Ben geçen hafta Sayın Cumhurbaşkanımızla görüştüm, kendisine de tabii ki lisan-ı münasiple Türkiye'nin meselelerini; emeklilerin durumunu, bu faizlerin yüksekliğini, çiftçinin durumunu, işte tarladan pazara şeyini anlattım. Hatta bağımızda yetiştirdiğim üzümü falan da ikram ettim, çok güzel kokulu üzümlerimiz var bizim, çok güzel, kendimiz doğal." dedi.

Çiftçilerin yaşadığı vergi yüküne ilişkin Cumhurbaşkanı Erdoğan'a doğrudan bir talepte bulunduğunu anlatan Destici, şunları kaydetti:

"Dedim ki: 'Sayın Cumhurbaşkanım, çiftçimiz diyor ki, ben de bir çiftçi olarak söylüyorum, kısmen çiftçilik yapan birisi olarak: Biz tarlamızı ekerken, bağımızı sürerken mazot kullanıyoruz traktörümüzde ya da işte biçerdöverimizde. Bizden ÖTV alınıyor; yani çiftçiden ÖTV alınıyor. Çiftçinin kullandığı mazottan Özel Tüketim Vergisi alınıyor. Çiftçi diyor ki: Ya ben bu mazotu kullanırken, tarlayı ekerken, biçerken, dikerken özel mi tüketiyorum? Adı Özel Tüketim Vergisi. Bir talimat verseniz, bu Özel Tüketim Vergisi kaldırılsa. Siz bir talimat verirseniz bu Özel Tüketim Vergisi kaldırılsın' dedim."

Aynı konuyu Tarım ve Orman Bakanına da ilettiğini belirten Destici, makroekonomik dengesizliklere de vurgu yaparak, "Ben bunu Tarım Bakanımıza da söyledim. Dün akşam da kızının düğünündeydik, Allah bahtiyar eylesin. O da güzel, çalışkan bir arkadaşımız, kardeşimiz. Yani bazı meseleler var; işte bu emekliler gibi, işte bu ÖTV gibi, bu faizler... Ya şimdi enflasyon 30, faiz 50 olmaz ki Mehmet Bey!" ifadelerini kullandı.

Ülke meselelerinde ilkelerinden taviz vermediklerini belirten Destici, Terörsüz Türkiye konusunda da itirazlarını ortaya koyduklarını hatırlatarak, "Biz ülke meselelerinde neye inanıyorsak ilkelerimize bağlı kalarak hem ilgililere söylüyoruz hem de kamuoyuyla paylaşıyoruz ve politikamızı da buna göre belirliyoruz. Yani biz Cumhur İttifakı'ndayız diye... Biz ayrı partileriz aynı zamanda." dedi.

KAYNAK : Haber7



Bu haber 34217 defa okunmuştur.


Etiketler :


Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.


FACEBOOK YORUM Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SİYASET Haberleri

YAZARLAR

ÇOK OKUNAN HABERLER

HAVA DURUMU

Hava durumu yükleniyor...

ANKET | TÜM ANKETLER

SİTEMİZİ NASIL BULDUNUZ

NAMAZ VAKİTLERİ

nöbetçi eczaneler