Zirvenin açılışında konuşan Bakan Mehmet Fatih Kacır, küresel ekonominin jeopolitik ve stratejik kırılmalar sebebiyle yön arayışına girdiği bir süreçte olunduğunu belirterek, uzun yıllar küresel refahın temeli olarak görülen serbest ticaret anlayışının yerini giderek korumacılığın ön plana çıktığı bir ekonomi yaklaşımına bıraktığını ifade etti.
Ülkelerin üretim ve teknoloji geliştirme kabiliyetlerini milli egemenliklerinin ayrılmaz bir parçası olarak gördüğünü aktaran Kacır, "Üretimin ve yatırımın küresel haritasını baştan başa yeniden çizen bu dönemle birlikte küresel ekonominin ağırlık merkezi batıdan doğuya kayıyor." diye konuştu.
Kacır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde tesis ettikleri siyasi ve ekonomik istikrarla, AR-GE ve yüksek katma değerli üretimi önceleyen politikalarla ve nitelikli insan kaynağına yaptıkları yatırımlarla Türkiye'yi bugünlere kuvvetli şekilde hazırladıklarını kaydetti.
Üretim kapasitesiyle, teknoloji geliştirme kabiliyetiyle ve dünya pazarlarına erişimiyle 2000’li yılların başından çok daha farklı bir Türkiye tablosunun olduğunu bildiren Kacır, son 23 yılda yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı kalkınma modelimizle milli gelirimizi 238 milyar dolardan 1,6 trilyon dolara taşıdık." ifadelerini kullandı.
Geçen hafta Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi Programı'nda yeni bir pencere açtıklarını anımsatan Kacır, "Teşvik belgeli imalat sanayi yatırımlarını hızlandırmaya dönük yeni uygulamada stratejik nitelik taşıyan tüm projelere doğrudan, 100 milyon liranın üzerinde yatırımla hayata geçen diğer projelere ise yatırımın ilerleme seviyesi, OSB ve endüstri bölgelerinde gerçekleşme, yatırımcının AR-GE faaliyetleri gibi unsurları önceliklendirerek 1 yılı anapara ödemesiz 5 yıl vadeli, Merkez Bankası politika faiz oranının 10’da 7’si finansman maliyeti ile kaynak sunacağız." şeklinde konuştu.
Bakan Kacır, Türkiye'yi daha fazla yeni teknoloji yatırımının adresi haline getirmek üzere attıkları diğer önemli bir adımın ise HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı olduğunu belirterek, programda ülkeye teknoloji geliştirme ve üretme kabiliyetinde önemli kazanımlar sağlayacak yatırımlar için cazip koşullarda finansman ve uygun yatırım alanları sunduklarını belirtti.
Batarya, elektrikli araç, güneş hücresi, rüzgar türbinleri, çip, savunma teknolojileri, veri merkezleri, yapay zeka, endüstriyel robotik üretimine ve büyük ölçekli AR-GE merkezi kurulumuna yönelik çağrılarıyla Türkiye’nin ileri teknoloji üretim gücünü yükselttiklerini kaydeden Kacır, şunları aktardı:
"2030 yılına dek 30 milyar dolar devlet desteğiyle hayata geçirmeyi hedeflediğimiz yatırımlar, Türkiye’yi küresel inovasyon liginde üst sıralara taşıyacak. Sanayimizi yüksek katma değerli üretimle büyütürken, çevreye duyarlı, kaynakları verimli kullanan ve sürdürülebilir bir üretim yapısını da ülkemizde tesis ediyoruz. Türk sanayisi ile uluslararası finans kuruluşlarının net sıfır emisyon hedefine yönelik çabalarını birleştirmeyi ve bu kuruluşların finansal kaynakları, uzmanlığı ve bilgi birikiminden istifade eden çalışma modellerini hayata geçirmeyi sanayimizin yeşil dönüşümü başarıyla gerçekleştirmesinin anahtarı olarak görüyoruz."
Mehmet Fatih Kacır, Dünya Bankası işbirliği ile yürüttükleri "Türkiye Yeşil Sanayi Projesi", "Türkiye Organize Sanayi Bölgeleri Projesi" ve "Türkiye Sosyal Kapsayıcı Yeşil Geçiş Projesi" ile 1 milyar doların üzerinde finansmanı sanayicilere, KOBİ'lere ve yeşil teknoloji girişimlerine sunduklarını hatırlattı.
Türkiye Sanayi Karbonsuzlaştırma Yatırım Platformu ile sanayinin yeşil dönüşüm yatırımlarına 2030’a kadar 5 milyar avroluk uluslararası finansman sağlama yolunda önemli bir adım attıklarını kaydeden Kacır, "Yerel Kalkınma Hamlesi Programı'nda ise her şehrimizde 4 öncelikli alan belirliyor, imalat sanayi, madencilik, tarım, turizm, sağlık yatırımları ile yerel potansiyeli harekete geçiriyoruz." ifadelerini kullandı.
Kacır, teknoloji, üretimden ticarete, güvenlikten sosyal yaşama kadar hayatın hemen her alanını yeniden şekillendirirken girişimlerin çeviklikleri, yeniliği hızla hayata geçirme ve teknolojiyi ekonomik değere dönüştürme kabiliyetleriyle değişimin ön saflarında yer aldığını dile getirdi.
Türkiye’den küresel ölçekte iddia sahibi teknoloji girişimlerinin doğmasını, büyümesini ve dünyaya açılmasını sağlayacak güçlü bir girişimcilik ekosistemi inşa etmeyi, daha müreffeh ve daha güçlü bir Türkiye’nin anahtarı olarak gördüklerini kaydeden Kacır, "Bilhassa nitelikli insan kaynağımızın ve girişimcilerimizin fikirlerini geliştirebilecekleri, projelerini somutlaştırabilecekleri imkanları sunuyor, ihtiyaç duydukları destek mekanizmalarını devreye alıyoruz." dedi.
Bakan Kacır, küresel ölçekte büyüme potansiyeline sahip girişimlerin önünü açan Turcorn 100 Programı kapsamında, yüksek potansiyelli girişimlere, yatırımcı erişiminden uluslararasılaşmaya, mentorluktan stratejik işbirliklerine uzanan çok boyutlu destekler sunduklarını kaydetti.
Terminal İstanbul’u tüm fonksiyonlarıyla 2027’de açacaklarını ifade eden Kacır, "Terminal İstanbul, şimdiden uluslararası ilginin odağı haline geldi. Bugüne kadar 14 farklı ülkeden onlarca uluslararası paydaşımız, Terminal İstanbul ekosistemine dahil oldular." ifadelerini kullandı.
Kacır, "Dijital Şirket" uygulamasıyla, teknoloji girişimlerinin kuruluş süreçlerinin tümüyle dijital platform üzerinden yönetilmesini sağlayacaklarını ve şirketleşme süreçlerini kolaylaştırdıklarını aktararak, sanal ofis hizmeti ile kuluçka aşamasındaki girişimcilerin üzerindeki mali yükleri hafifleteceklerini ve girişimcilik ekosisteminin tabana yayılmasını sağladıklarını söyledi.
Türkiye'nin yatırımlar, girişimler ve yetenekler için gelecekte çok daha güçlü bir merkez haline geleceğini ifade eden Kacır, "Türkiye coğrafi konumuyla, istikrarlı büyüyen ekonomisiyle, lojistik avantajlarıyla, nitelikli insan kaynağıyla eşsiz bir merkezdir. 86 milyonu aşan nüfusumuzla büyük, genç ve dinamik bir iç pazara sahibiz." açıklamasını yaptı.
KAYNAK : AA