Tıp dünyasında yeni tedavilerin geliştirilmesi ve mevcut yöntemlerin daha etkili hale getirilmesi amacıyla yürütülen klinik araştırmalar, özellikle kan hastalıklarında hastalara yeni tedavi seçeneklerinin kapısını aralıyor. Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de giderek yaygınlaşan klinik çalışmalar sayesinde, geleceğin tedavilerini oluşturabilecek yeni nesil ilaç ve moleküller hastalarla daha erken dönemde buluşabiliyor. Medipol Üniversitesi Klinik Araştırmalar Merkezi Hematoloji Sorumlu Araştırmacısı Doç. Dr. Senem Maral, klinik araştırmaların yalnızca mevcut hastalar için yeni tedavi seçenekleri sunmakla kalmadığını, aynı zamanda gelecekte uygulanacak tedavi protokollerinin şekillenmesine katkı sağladığını belirterek, yeni moleküllerin Türk hastalarla erken dönemde buluşmasının önemli bir avantaj olduğunu söyledi.
Klinik araştırmaların tıp dünyasında giderek daha fazla önem kazandığını belirten Doç. Dr. Maral, “Klinik araştırmalar tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de her geçen gün öneminin daha çok anlaşıldığı ve klinik pratiğimizde daha fazla yer vermeye başladığımız bir alan. Uluslararası tedavi kılavuzları da bazı hastalıklarda klinik çalışmaları ön basamaklarda önermektedir. Bu nedenle ülkemizde klinik çalışmaların sayısının artması ve tedavi seçeneklerinin çoğalması oldukça önemli” dedi.
Klinik çalışmalar sayesinde geliştirilen yeni moleküllerin hastalarla daha erken dönemde buluşabildiğini belirten Doç. Dr. Maral, “Önümüzdeki yıllarda standart tedaviler haline gelecek yeni moleküllerin ve yeni teknolojiye sahip ilaçların erken dönemde Türk hastalarıyla buluşması ve uygulanması bizim için büyük bir avantaj” ifadelerini kullandı. İstanbul Medipol Üniversitesi Hematolojik Klinik Araştırmalar Birimi’nin bu alanda aktif ve Türkiye’deki öncü merkezlerden biri olduğunu belirten Doç. Dr. Maral, “Geçtiğimiz aylarda multipl miyelom tedavisine yönelik bir klinik çalışmada Avrupa ve Türkiye’deki ilk hasta dozlama uygulamalarından biri merkezimizde gerçekleştirildi. Biz de bunun gururu ve heyecanı içerisindeyiz” diye konuştu.
Klinik araştırmaların yalnızca araştırmaya dahil edilen hastalar açısından değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Maral, çalışmaların gelecekteki tedavi yaklaşımlarına da yön verdiğini söyledi. Doç. Dr. Maral, “Klinik çalışmaların bir başka avantajı da önümüzdeki nesillerde, diğer hastalarda ve önümüzdeki yıllarda tedavi görecek hastaların tedavi protokollerini belirleyici özellikte olması. Bu nedenle klinik çalışmaların öneminin altını çizmek istiyorum” dedi.
Klinik çalışmaların yalnızca kötü huylu hastalıklarla sınırlı olmadığını belirten Doç. Dr. Maral, iyi huylu hastalıklarda da farklı tedavi seçeneklerinin araştırıldığını ifade etti. Yeni nesil ilaçların tedavi etkinliği ve yan etki profili açısından önemli gelişmeler sunduğunu belirten Doç. Dr. Maral, “Pek çok kötü huylu hastalıkta olduğu gibi iyi huylu hastalıklarımızda da yürütülen klinik çalışmalar var. Yeni, yan etkisi daha az ve tedavi etme potansiyeli daha yüksek yeni nesil ilaçlar her gün klinik pratiğimize ekleniyor. Özellikle kötü huylu hastalıklarda kullandığımız standart kemoterapilere kıyasla bazı yeni ilaçların daha az yan etkiye sahip olduğunu veya yanıt oranlarının daha yüksek olduğunu söyleyebiliriz” ifadelerini kullandı.
KAYNAK : Haber7